"Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır....."

"Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur." Mevlana

Yeni site önsöz

19/6/2008



          Bir şiirin dizelerine sıkışmış hayat,yahut bir öykünün mısralarına,velhasıl bir şekilde geçiyor zaman ve ömür dediğimiz şey yitip gidiyor…
          Gündüze gece peçe olmuş,duygularımıza eşyalar...Kararan gece gibi karanlığa büründü tüm hasletler.”Eşref-i mahlukat” ile “Esfeli safilin” arasında med cezir bir ömür…Kıyıya vuran dalgaların hırçınlığına fersah fersah  uzaklıkta  ve bir o kadar büyük dünya  hırsımız.Aklımın bir köşesinde su yüzeyine çıkıyor bir yabancı düşünürün şu sözleri “Hiçbir cenaze arabasının arkasında giden  bir nakliye kamyonu görmedim.” Lebaleb dolu gönül kadehi,kendisinde şairlik istidatı olmasa da tüm masivaya haykırıştır dizelerim. ..


Bayram Üstündağ

Sarıkamış

7/1/2008

Sımsıcak bir yatağın koynundan uyandım yine bu sabah…

Güneş çoktan misafir olmuştu odama…Sıradan bir gündü belki akla gelen il farklılık bir tatil günü olmasıydı. İçi doldurulmayacak telaşlar sığdırdım yine kendime ait zaman dilimine…Nasıl olduğunu anlamadan,gün gözlerini yumdu ölü toprağı serpilmiş şehrimin üzerine…Üzerimdeki yorgunluğu atmak için uzandığım kanepeden televizyonu açma telaşına düştüm bir yandan…Kanallar arasında gezerken  bir haber  gök taşı olup odamın orta yerine düşmüştü sanki….Beynimde bir hafakan kalbim orta yerinden ayrılmıştı….

-Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki Allahuekber Dağları'nda 93 yıl önce donarak şehit olanlar anısına Yukarı Sarıkamış Köyünde tören düzenlendi…………………………..

………………………………………..

-Hüzünlü bir destanın 93. yıl dönümünde Yukarı Sarıkamış Köyünde………………………………………………………………… 

Şimdi hiçbir söz bundan sonrasını ifade etmem için bana yardımcı olamaz…

Siz gelecek nesiller uğruna donarak şehit oldunuz,bizimse kalplerimiz donmuş...

Ruhunuz şad olsun…(El-Fatihâ)

 

Bayram Üstündağ

06.o1.2008

2/1/2008

Eve gelmeden önce sahilde yarı karanlık bir yerden geçtim...martı çığlıkları aşkları örseleyen demir gibi vurdu yüreğime oysa içimdeki boşluk bir "Sen" değildin...

.:

Hala nefes alıyordum oysa canı çıkmayan kaç beden toprağa verildi henüz yaşarken...

.:

Ve kaç yara kabuk bağladı yanık sinelerde....

.:

yokluğun bir arama ihtiyacı doğurmadı aslında...kendimi bulma fırsatı verdi bana...

.:

Ve anladımki

.:

Tek bedende taşığım iki yürekmiş asıl gerçek ...

 

 

 

Bayram Üstündağ

02.01.2008

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Asr Sûresi

 

Bismillahirrahmanirrahim

 

 

1,2.Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir.

 

3.Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

 

 

 

وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُون بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَـئِكَ هُم ُالْمُفْلِحُونَ

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاء ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْض ٍيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُقِيمُون َالصَّلاَةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَيُطِيعُونَ اللّهَ وَرَسُولَه ُأُوْلَـئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّهُ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

“Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Konu ile ilgili faydalanılabilecek diğer ayetler ise şunlardır: Bakara, 2/195, 216, Al-i imran, 3/ 113-114, 180 Tevbe, 9/ 112, Nahl, 16/128, Kehf, 18/30, Ankebut, 29/69, Sâffât, 37/78-80, Yunus, 10/11, 28.

V. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler

عن طارق بن شهاب قالَ أبو سعيد الخدرى رَضِىَ اللّهُ عنهُ سمعتُ رسُولَ اللّهِ # يقُولُ: مَنْ رأى مِنْكُمْ مُنْكراً فلْيُغيرْهُ بيدِه، فإن لم يستطعْ فبلسانهِ، فإن لم يستطعْ فبقَلْبِهِ، وذلك أضْعَفُ الايمانِ .

"Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir."

وعن قيس بن أبى حازم قال: قال أبو بكر رضى اللّهُ عنه، بعد أن حمِدَ اللّهَ تعالى وأثْنَى عليهِ: يا أيّها النّاسُ إنّكمْ تقرؤنَ هذه الايةَ وتَضُعونَهَا على غيرِ مَوضِعِها يَا أيها الَّذينَ آمنُوا عَليكُمْ أنفُسَكُمْ يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ إذا اهْتَدَيْتُمْ وَإنّا سمِعْنَا رَسُولَ اللّهِ # يَقُول: إنّ النّاسَ إذا رَأَوُا الظالمَ فَلمْ

يأخُذُوا عَلى يدِهِ أوشَكَ أنْ يَعمّهُمُ اللّهُ تعالى بِعقَابٍ، وإنّى سمِعْتُ رَسُولَ اللّهِ # يقول: مَا مِنْ قَوْمٍ يُعْمَلُ فِيهِمْ بِالمَعاصِى ثمّ يَقدِرُونَ عَلى أن يُغيرُوا فلم يُغيرُوا إّلا يوشَكُ أن يَعمّهم اللّهُ بِعقابٍ. أخرجهما أبو داود والترمذى. ومعنى »يوشكُ« يقرُبُ ويُسرعُ .

“Kays İbnu Ebî Hâzım anlatıyor: "Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) Cenâb-ı Hakk'a hamd ve senadan sonra buyurdu ki: "Ey insanlar! Sizler şu âyeti okuyor ve fakat yanlış anlıyorsunuz: "Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez" (Maide: 5/105). Biz Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in: "İnsanlar, zâlimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah'ın, hepsine ulaşacak umumî bir belâ göndermesi yakındır" dediğini işittik." Keza ben, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın: "İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdâhale etmezse, Allah'ın hepsini saran umumî bir belâ göndermesi yakındır" dediğini işittim.”

وعن أبى سعيدٍ رَضِىَ اللّهُ عنهُ قال: قالَ رَسُولُ اللّهِ #: إنَّ منْ أعظمِ الْجهَادِ كلمةَ عدلٍ عندَ سُلطانٍ جائرٍ. أخرجه أبو داود والترمذى .

“Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır”.

عن حذيفة رَضِىَ اللّهُ عنهُ قال: قالَ رَسُولُ اللّهِ #: وَالَّذِى بِيَدِهِ لَتأمُرُنَّ بِالْمَعْرُوفِ وَلَتَنْهَوُنَّ عن المنكرِ أو ليوشِكنّ اللّهُ أن يبعثَ عليكم عقاباً منه ثم تدْعونهُ فلا يستجابُ لكمْ[. أخرجه الترمذى .

Huzeyfe (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a kasem olsun, ya ma'rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya Allah'ın katından umumî bir belâ göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez."

عن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عنهُ قال: قالَ رَسُولُ اللّهِ #:إنّكم منْصُورونَ وَمصيبُونَ ومفتوحٌ لكمْ: فمنْ أدرََكَ ذلك منكمْ فليتقِ اللّهَ تعالى وليأمرْ بالمعروفِ ولْينهَ عن المنكرِ،ومن كذَبَ علىّ متَعمداً فليتبوأ مقعَدَهُ منَ النّارِ.

İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizler yardım görecek, ganimetler elde edecek ve birçok memleketleri fethedeceksiniz. Sizden kim bu vakte ererse, Allah'tan çekinsin, ma'rufu emredip, münkerden de nehyetsin. Kim de bile bile bana yalan nisbet ederse, ateşteki yerini hazırlasın."

 

Asr süresinin mealini defalarca okuduğumda sûrenin isminden de anlaşılacağı gibi çağ,uzun zaman dilimi olan ASR gerçekten her dönem insanlığın ziyanda olduğuna işaret etmiş ve devamında insanların toplumda fert fert birbirine iyiliği emreden kötülükten meneden M.Akîf'in deyimiyle "Emri bil ma'ruf nehyi anil münkerdir gezen meydanda bak,en büyük ahlakımız yahut görüp aldırmamak." bir öğüt niteliği taşımaktadır.

 

Tüm bunlar "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın." gibi bencil bir yaşamı tercih edemeyeceğimizi insanların birbirine yardımcı olmasıyla(iyiliği emreden kötülükten men eden) kurtuluşa erebileceği işaret etmektedir.

Etrafımıza bir bakalım,davranışı yada sözleri hoşumuza gitmeyen kaç kişiyi adabınca uyardık iyiliği anlatıp kötülükten men ettik.Allah(c.c) nasıl olurda bunları yapmazken bize vekil olsun.Bir kere birey-birey ilişkilerinde bile bu böyle güvenmediğiniz kaypak bir arkadaşınıza kefil olur musunuz.O halde yaratıcıdan bunu beklememizde pek samimi olmaz sanırım...

Hepimiz için ziyanda olmayan günler ümid ediyorum.

Birbirimizden sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız.

Fikir kırıntılarını paylaşmaktır meramım...

 

Bayram Üstündağ

 

Al-i İmran, 3/104

Nahl, 16/90

Tevbe, 9/71

Ebû Dâvud, Sünen, Melahim, 31/ 17, (IV, 508- 515)

Ebu Davud, Sünen, Melahim, 31/17, (IV, 510), Tirmizi, Sünen, Fiten, 34/9 (IV, 469)

Ebu Davud, Sünen, Melahim, 31/17 (IV, 514)

Tirmizi, Sünen, Fiten, 34/9 (IV, 468)

Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Mustafa KILIÇ tarafından hazırlanan kaynaktan istifade edilmiştir.